Ürün Ara
Ana Sayfa Nakış Nakış firması Nakış firmaları İnsan Kaynakları
Nakış Nedir ?Kurumsal ReferanslarÜrünlerÇalışmalarımızHaberlerİletişim
Haberler
Ana sayfa >> Haberler >> Nakış Dünyasından Gelişmeler >> Nakış işleyerek patronluğu yakaladı
Nakış işleyerek patronluğu yakaladı

Evinin bir odasında nakışçılıkla iş hayatına atılan Sumru Baydemir, kocasından habersiz makine aldı, nakış ve konfeksiyon atölyesi kurdu. Çinli ve Koreli makinecilere tasarladığı makineleri ve kumaşları ürettirdi. Şimdi ev tekstilinde, Selçuklu ve Osmanlı desenli yastık, yatak ve masa örtülerini, İngiltere, Rusya ve BAE’ne pazarlıyor.

TÜRK kadınının girişmicilik ruhunun neler yapabileceğini Yenibosnalı Sumru Baydemir kanıtladı. Kocası ücretli çalışırken aile bükçesine katkı olsun diye evnin bir odasında nakış işi yapmaya başlayan Sumru Baydemir, 1989’da gezmek için gittiği bir makine fuarında ’aşık olduğu’ 180 bin dolarlık nakış makinesini ayda 15 bin dolar taksitle kocasından gizleyerek aldı ve Merter’in tekstil ve konfeksiyonda zirvede olduğu dönemlerde işini büyütmeyi başardı. Nakışla birlikte konfeksiyon da yapmaya başlayan Sumru Baydemir, bir süre sonra fuarlara katılmaya, kişisel olarak da makine araştırmaya başladı. Kore’de kendi tasarımı makineler, Çin’de ise Osmanlı ipeğini yeniden ürettirdi. 2004’ten itibaren yoluna makine distribütörü ve ev tekstilinde ’butik marka’ olarak devam eden Baydemir’in geçen yıl ki cirosu 2 milyon YTL’ye yaklaştı.

EVDE BAŞLADIM MAHALLEYE TAŞTIM: Sumru Baydemir şöyle başlıyor anlatmaya: "Başlangıçta ticari bir zihniyetim yoktu. 27 sene önce evin bir odasında nakış yaparak başladım. Eşim maaşla çalışıyordu ve eve katkım olsun istedim. Ancak nakışlarım çok tuttu ve önemli markalara nakış işi yaparak 1980’lerin sonunda mahallede küçük bir atölye tuttum. Firmalardan iş alıyordum, hem kendim yapıyordum hem de çevremdeki kadınlara yaptırıyordum. Nakış sektörü o zamanlar sanayi değildi. İyi para kazanmaya da başladım. Fabrika içinden bir ustabaşı iş veriyordu, yapıyorduk. Sultanhamam’da çok beğenilen işler çıkarıyorduk. Aplikesi, nakışı, pulu, boncuğu derken, çevremde 100 kadına iş verir oldum. 1993’te limited Şirket kurdum."

TÜYAP’TA BİR MAKİNEYE VURULDUM: Sumru Baydemir, işlerinin büyüme sürecinde yaşadığı bazı önemli adımları da şöyle anlatıyor: "1989’da TÜYAP’da bir fuar vardı, gittim ve şok geçirdim. Uluslararası firmalar 6-7 metre uzunlukta, 4-5 tonluk makineler sergiliyordu. Benim 8 makinelik bir küçük atölyem vardı. Bir de Merter’de bir firmanın içinde konfeksiyon ötülyesi kurmuştum. Fuarda o makineyi görünce aşık oldum. Biz tek kafalı makinelerle çalışıyorduk, bu makine son sistem, 12 kafa, jakarlı okuyucuları olan, deseni verince kendi işleyen bir makineydi. Almak istedim ama 180 bin dolardı. Yine de bir hesap yaptım, ’iş bulur muyum? Kendi kendini ödeyebilir mi?’ diye düşündüm. Musevi bir satıcı vardı. Ayda 15 bin dolar taksite imza attım. Eşime bunu söyleyemedim. Makine gelince öğrendi."

MERTER SAYESİNDE İŞİ BÜYÜTTÜM: Sumru Baydemir, bu kadar büyük borca imza atarken, büyük endiyeler duyduğunu ancak Merter’de bir firmanın teklifi ile kurduğu konfeksiyon atölyesinin de desteği ile kısa sürede işlerini büyüttüğünü belirtiyor. Baydemir, "Tabii ki 15 bin dolar aylık gelir yoktu. Güngören tarafında bir yer tuttum makineye de proesyonel elemanlar aldım, sonra ben de öğrendim. 4’üncü ayda ikinci, 9’uncu ayda da leasing’le üçüncü makineyi aldım. Hem konfeksiyon hem nakış gece gündüz çalıştık, iyi ekmek yedik" diyor.




Oylama :

Yorumlar :

İsim :

E-mail :

Yorum :